Mor Çatı’ya Başvuran Kadınların Cevabıdır

Özgecan’ın evine giderken dolmuşta tecavüz suçuna maruz kalıp öldürülmesi, erkek şiddeti, erkek şiddetine karşı mücadele, kadınların deneyimleri ve devletin sorumluluğu konuları yoğun bir şekilde gündemde yer aldı. Bu tartışmalar içinde, kadına yönelik şiddete karşı mücadele eden kadın örgütlerinin ötekileştirilerek işaret edildiği bir dil ile karşılaştık.

Özgecan’ın evine giderken dolmuşta tecavüz suçuna maruz kalıp öldürülmesi, erkek şiddeti, erkek şiddetine karşı mücadele, kadınların deneyimleri ve devletin sorumluluğu konuları yoğun bir şekilde gündemde yer aldı. Bu tartışmalar içinde, kadına yönelik şiddete karşı mücadele eden kadın örgütlerinin ötekileştirilerek işaret edildiği bir dil ile karşılaştık.

Mor Çatı ve Erkek Şiddetine Karşı Feminist Mücadele

Feminist kadınlar tarafından kurulan Mor Çatı, kuruluşundan bu yana yirmi beş yıldır erkek şiddetine maruz kalan kadınlarla dayanışmayı sürdürüyor ve erkek şiddeti ile mücadeleyi yaygınlaştırmak amacıyla faaliyetlerine devam ediyor. Erkek şiddetine karşı, dayanışma merkezi ve sığınağımıza başvuran kadınların şiddetten uzakta bir hayat kurma mücadelesine kadın dayanışması ile ortak oluyoruz. Bu yirmibeş yıllık tarihimizde, Türkiye’de ve dünyada, feminist bir örgüt olarak kadına yönelik şiddet konusunda bir yandan kadınlarla bire bir dayanışmamızı sürdürürken yeri geldi sokaklarda eylemde olduk, yeri geldi Kadın Bakanlığı, şimdiki adı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile kadına yönelik şiddet alanındaki deneyimlerimizi ve kadınların deneyimlerini aktararak erkek şiddetinin önlenmesi için oluşturulacak yasal düzenlemelerin yapım sürecinde yer aldık. Çünkü biliyoruz ki, kadına yönelik şiddet, ancak kadınların deneyimleri ile anlaşılabilir, anlatılabilir ve bu deneyimden hareket ile mücadele yöntemleri oluşturulabilir.

Ev içinde ya da kamusal alanda şiddet, dövülme, tecavüz, elle ya da sözle taciz, psikolojik şiddet, kadınların bedenleri, yaşamları ve kararları üzerinde erkeklerin kendisini hak sahibi görmesi ve mevcut fiili eşitsizliklerin bir sonucu. Biliyoruz ki, bu hak sahipliği, kadının ev içinde ve kamusal alanda özgürleşmesine izin vermeyen, kadını evlerde ve sokaklarda erkeklere “eklenti”, “emanet”, “ancak bir erkek ile var olabilecek bir özne” olarak görmek ve siyasette de kadınların yerini bu şekilde ilan etmek ile başlamakta.

Mor Çatı’ya Başvuran Kadınların Cevabı*

Mor Çatı, feminist mücadele tarihinde, özel alanda ve politikada erkekler tarafından kadınlar için tanımlanan yeri kabul etmeyerek özgürlük ve güçlenme mücadelesi veren kadınlar ile birlikte kadın dayanışmasını esas alıyor. Mor Çatı’nın da kendini güçlendirdiği dayanışmadan aldığımız güç ile genç bir kadının öldürülmesinin başlattığı kadına yönelik şiddet tartışmalarının bir kısmına Mor Çatı’ya başvuran binlerce kadından bazı kadınların deneyimleri ile cevap vermek istedik.

“Kocam bu devletin sisteminin açıklarını kullanıyor. Çünkü biliyor ki, beni dövdüğünde, öldürürse de bir şey olmayacak kendisine.”

“Dayak yiyorum, gidecek yerim yok, polise gidiyorum, polis beni ona katmaya devam ediyor. Şimdi polis deyince vücudum diken diken oluyor. Polisler bana yardım etseydi, ben şimdi sakat kalmayacaktım. Şiddet nedeni ile ayağımdan sakatlandım, şimdi çalışamıyorum. Polislere bunun iznini veren kim?”

“Karakolun komiseri bana, “kusura bakma ama bazı kadınlar da dayağı hak ediyor” diyor, yani dayağı hak ettiğimiz söylüyor.

“Polise gittiğinizde, devlete başvurduğunuzda, sizin sokakta şiddete açık olduğunuzu, can güvenliğiniz olmadığını anlamıyorlar. Ne tedbir alması gerektiğini bilmiyor. Can güvenliğinizin olmadığını bilmiyor. Adam gelsin seni öldürsün, polisin, devletin umurunda mı? Denetlenmiyorlar ki, çünkü can güvenliğimiz kimsenin umurunda değil.”

“Depremzedeyim, İl Afet Müdürlüğünde memur beni taciz ediyor odasında, tersliyorum. Hem de devlet binasında yapabiliyor bunu. Çünkü beni taciz ettiğinde kendisine birşey olmayacağını biliyor. Ben bir daha yardım için oraya gidebilir miyim? Ya tecavüz etmeye kalkarsa?”

“Mor Çatı’nın web sitesinde, şiddet anında ne yapacağım, nüfus cüzdanımın yanımda olması gerektiği, sakin olmam gerektiği ve arayabileceğim numaralar vardı. Hazırlık yaptım ve şiddetten kaçtım. Bu bilgileri o güne kadar polis, devlet hiç söylememişti.”

*Basın bülteninde yer alan, Mor Çatı’ya erkek şiddetine maruz kalması nedeni ile başvuran kadınların kendi deneyimleri olup, bu alıntılar, Mor Çatı yayınlarından olan, “Adaletin Cinsiyeti:Erkek Şiddeti ile Mücadelede Hukuki Deneyimler” adlı kitaptan alınmıştır.

Add Your Comment